6 Temmuz 2015 Pazartesi

İlk aşk,ilk kazık




  Sene 1999. Ocak ayının ortaları falan, belki de Türkiye'deki ilk nükleer kaza meydana gelmişti. İkitelli semalarında bizim 2-3 mahalle yukarımızda iş makineleriyle gömü bulduk heyecanıyla kurşun kaplı 2'şer tonluk kobaltı iş makineleriyle bızıklayan abiler bütün mahallenin karantina altına alınmasına sebep olmuşlardı. Tabi benim skimde bile değil. O dönemde adına aşk denen meretin ilk yudumlarından nasipleniyoruz ya hıammına!! Şaka lan şaka o dönem her çocuk gibi sabahın köründe kalkıp Tsubasa Reis'i bilemedin Pokemon konusunda yüksek lisans sahibi Ash Ketchum Abi'nin macerelarını izler; deli gibi top oynar bilemedin en uzağa kim işeyecek diye yarışırdık. 

  Gazetelerin kuponla cep telefonu dağıttığı, Denilson, Vieri, Elber, Batistuta gibi futbolcuların efsane olduğu zamanlardan bahsediyorum. Tarkan hayranıyım o dönemde. Daha çok Kurt'un ama. Neyse derslerde müthiş yaramazım hocaları bezdiriyorum. Tenefüslerde futbol basketbol ne varsa yardırıyorum neredeyse spor konusunda okuldaki en yetenekli bebeyim. Sonra bir boklar oldu bana. Çok güzel bir kız çocuğu vardı sınıfta adı Melek. Ben bu kızı gördüğümde içime kaçmaya asosyal olmaya başladım. Aşk denen nane ne bilmiyorum o zamanlar - hala tam olarak bilmiyorum çok şükür - ama bünyeye zararını özümsemiş oldum. 
  
  Ben böyle içime kaçtıkça sadece kızla değil sınıftaki diğer vatandaşlarla da konuşamamaya başlamıştım. Allah'tan kankam Mahmut vardı. - Komik olsun diye değil gerçekten Mahmut diye bir kankanız olabiliyor. - Ben kimseye anlatamadığım içimdeki yangınları Mahmut'a anlatıyorum garibimde dinliyor, yazık. O zaman için üzülyordum sonradan kokusu çıktı da harbiden orosbu çocuğuymuş. Akşam okuldan çıkıp ezan okunana kadar mahallede maç yapıp enerji fazlasını atıyor, sonrasında evde odama geçip önümde kitap koyup ders çalışıyorum ayağına kızı düşünüyorum. Kah kantinde leblebi tozu vişne suyu sırasında kah ben maç yaparken kenarda alkışlarken hayal ediyorum sevdiceğimi.

  SMS olayına geçileli daha 3-4 yıl olmuş biz Mahmut'la babalarımızın telefonlarını çarpıp birbirimize sinyal yapıyoruz. Neyse bir gece Mahmut bana bir mesaj attı:

- O'da senden hoşlanıyormuş.
- Harbi mi lan? Nasıl yani?
- Yarın konuşuruz.

  Ben o gece uyuyamadım. Sağa dönüyorum, sola dönüyorum yatakta kaç derecelik farklı açılarla yatabiliyorsam deniyorum ama nafile. Geceyi sabah ettim. Okula gittim Mahmut'tan haber alacaz boru mu? Kantinde mükellef bir sofra hazırlattım. Vişne suyu, soğuk sandviç ve kibrit kutusu kadar beyaz peynir. Sonra bu kamil geldi. Oturduk masadakileri gömerken mevzuya girdi lavuk:

- Hafız dün akşam eve gidiyorum, senin kız geldi bana söyledi. Ben aslında ondan hoşlanıyorum diye.
- Biliyordum amına koyim bana karşı boş olmadığını heheh. Başka birşey dedi mi lan kız?
- Konuşalım dedi. Birazdan gelir zaten oda.
- Tamam bekleyelim o zaman.

  Neyse Melek geldi. Bu kankam dediğim Mahmut lavuğunun yanından kalktım kızın peşine gittim. Mahmut'ta arkamdan geldi. Şimdiki zamanın " Filiz Sevişek mi? "si o zamanın " Benimle çıkar mısın? " konularını işleyip kızı koluma takıp çıkışta eve nereden gidelim diye hayal kuracam.Melek'e yetiştim ve durdurum, Mahmut benim görebileceğim mesafede ve Melek'in arkasında :

- Naber Melek?
- İyiyim sen nasılsın?
- İyiyim bende. Ben senden çok hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın?
Mahmut nah yapıp götüyle gülüyor yavşağın oğlu.
 - Hayır tabiki
 - Teşekkür ederim,sağol.

O günden sonra sınıfta daşşak malzemesi olduk haliyle. Mahmut belli bir süre sonra semtten taşındı bende bir daha ne Melek'i nede Mahmut'u gördüm. Hala bekarım ve aşk denen şeyin yaşayamadıktan sonra başkalarına daşak malzemesi olmaktan başka bir boka yaramadığını görerek yaşamaya devam ediyorum. 

Belki yazmaya devam ederim.
Belkide etmem amına koyim.


 NOT:

  Sene 1998. Ocak ayının 17'si. Gökhan Semiz - Orjinal Grup Vitamin'in herşeyi - daha yeni vefat etmişti. Çok üzülmüştüm. Şarkılarını çok severdim ezbere bilirdim hatta. Tarkan Burak Kut falan o zamanlar patlamıştı yakışıklıydı ya kamiller gerisi çok mühim değildi. Ama Gökhan Abi başkaydı. Tsubasa Reis ,Barış Manço ,Kemal Sunal ve Gökhan Semiz şimdiki beni ben yapan kişilerdi. Allah Rahmet eylesin.